Dünya Değerler Araştırmasının Türkiye Üzerine Düşündürdükleri

0
101

Biz koç ve mentorların en çok önem verdiği çalışmalardan biri bireyin değerleri üzerine olandır. Hepimiz biliyoruz ki, bu değerleri daha çocukluğumuzda kazanırız ve yetişkinliğimizde artık DNA mız haline dönüşürler.

Bir Kültürel Çeşitlilik ve Kapsayıcılık Koçu olarak, Anders Sundell in karşılaştırmalı tablolara yerleştirdiği Dünya Değerler Arastırmasının sonuçları elbette ilgimi çok çekti. Bu tabloların ışığında, kültürümüze, değişen değerlerimize, gençlerimize, çocuklarımıza, ebeyveynlerimize bir bakalım ve koçlar ve mentorlar olarak neler yapabileceğimizi düşünelim istedim.

80 den fazla ülkede yapılan Dünya Değerler Araştırmasında yüzbinlerce yetişkine aşağıdaki niteliklerden hangi ilk 5’inin çocuklarında en çok görmek istedikleri değerler olduğu soruldu.

–      Görgü

–      Bağımsızlık

–      Çok çalışmak

–      Sorumluluk duygusu

–      Hayal gücü

–      Diğer insanlara karşı hoşgörü ve saygı

–      Tasarruf

–      Kararlılık ve azim

–      Dini inanç

–      Kendini önceliklendirmeme/ Bencil olmama

–      İtaat

Sundell, her bir ülkedeki her bir değeri seçen insanların oranını anket verilerinden yola çıkarak hesapladı ve aralarındaki farklılıkları görmek için üç ayrı grafik oluşturdu.

Bu karşılaştırma her ülke için olduğu gibi, Türkiyedeki eğitim, toplumsal değerler, anne ve babaların beklentileri, çocuk ve genç gelişimi ama en çok da iş gücü profili açısından çok çarpıcı sonuçlar ortaya çıkardı.

Örneğin, Bağımsızlık ve İtaat boyutuna baktığımızda, Türk çocuklarının bağımsız bireyler olmalarındansa itaatkar bireyler olmalarının bir değer olarak öne çıktığını görüyoruz.

Bağımsızlığa en çok önem veren ülkeler ise Norveç başta olmak üzere İskandinav ülkeleri.

Kendini önceliklendirmeme/ Bencil olmama ve Dini İnanç boyutunda, Türkiye çocuklarının, dini inaçlarının güçlü olmasını bencil olmamalarından daha çok önemsiyor görünüyor. Burada bencil olmamakla kast edilen, toplumu önceliklendirmek , sadece kendi hakları için mücadele etmemek.

Yine bir İskandinav ülkesi, Danimarka bencil olmamayı en çok önemseyen ülke olarak karşımıza çıkıyor.

Çok Çalışmak ve Yaratıcılık boyutlarında Türkiye, çok çalışmayı, çocukları için yaratıcılıktan daha önemli bir değer olarak görüyor. Yaratıcılığı en çok önceleyen ülke ise İsveç.

Bu sonuçlara baktığımda, doğrusu derin bir nefes aldım. Çünkü kültür olarak çocuklarımızda görmek istediğimiz değerler, Dünya Ekonomik Forumunun 21. Yy da en çok aranan beceriler olarak belirttiği analitik düşünme, yaratıcılık, insiyatif alma, bağımsız çalışabilme, nedensel düşünce gibi becerileri ne yazık ki yansıtmıyor. Bu durumda ülkemiz çocuklarının ve gençlerinin küresel dünyadaki rekabette çok gerilerde kalmasının kaçınılmaz olduğu gerçeği karşımıza çıkıyor.

Elbetteki kültürel değerlerimizi korumak önemlidir. Ancak, uluslar, kültürler değişime açık oldukları oranda gelişip değişebilir ve modern dünyada yerlerini alabilirler. Sorgulamayan, araştırmayan, kendinden başkasını düşünmeyen, kafası dogmalarla dolu, yaratıcılığı olmayan bir gençlik yetiştirmek ülkemizin geleceğini büyük tehlikeye atmak olur. Bizler de her gencin ve ülkenin topyekün modern dünyaya entegre olduğu bir sistem yerine tek tük kişisel başarı hikayeleri ile yetinmek zorunda kalırız.

Geleceğimizi 21. Yy’ın ihtiyaç duyduğu insan gücü ve teknoloji ile inşa edebilmek için gençlerimize bu beceri ve bilgileri ve daha da çoğunu vermeliyiz.

Biz mentor ve koçlar, özellikle gençlerle çalışırken, toplumda genel olarak kabul edilen değerleri sorgulatacak ve yaratıcılığı besleyecek yöntemleri öncelemeliyiz. Çok şanslıyız ki elimizde bunun için pek çok araç var. Yapacak da çok işimiz var.

CEVAP VER

Lütfen yorumunuzu giriniz!
Lütfen isminizi buraya giriniz