Süslenmemiş Bir Hayat

0
Zor kutup koşullarında hayatta kalmaya çalışan iki insanın hikâyesi, modern hayatın konforlu ama kırılgan yüzünü sert bir aynayla karşı karşıya getiriyor. Bir yanda donmamak için birbirine tutunan bedenler; diğer yanda sürekli meşgul, sürekli yorgun ama nedenini tam koyamayan zihinler… Bu yazı, “iyi bir hayat” sorusunu romantik cevaplarla değil, çıplak bir gerçeklikle ele alıyor. Hayatta kalma içgüdüsü ile anlam arayışı arasındaki farkı sorgularken, kaçmadan yaşamanın, süslemeden bakmanın ve zor olanın içinden geçerken niyetimizi korumanın önemini hatırlatıyor. Belki de eksik olan daha fazlası değil; daha sahici bir temas. Kendimizle, bedenimizle, ruhumuzla ve olanla… Koçluğun da tam burada, inkârın bittiği yerde başladığını anlatan bu derinlikli yazının devamında güçlü içgörüler sizi bekliyor. Makalenin tamamı Coach Magazine üyelerine özeldir.

Sonsuz Olasılıklar Bütünü

0
Koçluk yolculuğumun çok başında olduğum bir dönemde -ki başında derken bu enteresan seyahatin bir ortası ve sonu var mı ondan da emin değilim ama-...

Koçluk Perspektifinden Alışkanlık Dönüşümü: Neden Bilmek Yetmiyor?

0
İyi uyumak gerektiğini biliyoruz.Daha sağlıklı beslenmenin, hareket etmenin, stresi yönetmenin önemini de biliyoruz.Buna rağmen çoğumuz bu bilgileri günlük hayatımıza yerleştirmekte zorlanıyoruz. Başlıyoruz, bir süre...

Yaşamla Kurduğumuz Bağlar ve Koçluğumuz

0
https://open.spotify.com/episode/75lQkncpiRAK09HmvnQRWp?si=Vxdl-jFhTYaKq54f-onv0g İnsan, Güvende Olduğu İlişkide Değişir Hayatımız, kurduğumuz ilk derin bağla başlar. Bu bağ, fiziksel olarak göbek kordonuyla; duygusal olarak ise annemizin hamilelik sürecinde yaşadığı, hissettiği...

Kariyer Yolculuğunda Eşlikçilik: Neden Koçluğa Hiç Bugünkü Kadar İhtiyaç Duymadık?

0
Çeyrek asrı aşan iş hayatım boyunca iki kez köklü kariyer değişikliği yaptım. Teknik alanlarda da çalıştım, sosyal bilimlerin içinde de yer aldım. Adaylarla mülakat...

Sade

0
https://open.spotify.com/show/11K43pBJuyYGHJ7kSgGJH3 Çok küçük yaşlarımda tanıştım “Sade” kelimesiyle ! Sürekli zihnimde bir yerlerde dolandı durdu. Yeri geldi “dondurmanızı nasıl alırsınız?” sorusunun cevabı oldu, yeri geldi bir-ey...