Ebeveynlerin koyduğu kurallarla öz disiplin öğrenilir sonra yetişkinlik döneminde sizin iç sesiniz olacak ebeveynlerinizin sesini de içselleştirirsiniz.
Ebeveyn sesinin yokluğunda kendininkini uydurmak zorunda kalırsın. – Çocuklukta İhmalin İzi Boşluk Hissi; Dr. Jonice Webb, Dr. Christine Musello
İç sesimiz bizim duygularımıza, kararlarımıza, düşüncelerimize etki ediyor.
Bizi biz yapan benliklerimizden konuşur İç Ses. Ya eleştiricidir, ya yargılayıcıdır, ya destekleyicidir. En önemlisi Duygu vardır o İç Ses’te. Duygularla çalışır, oradan konuşur. Bu sebeledir ki Duygusal Zeka’ya etki eder.
Bir çok zaman yapmak istediğimiz şeyden geri tutar bizi, bazı zaman destekler ve cesaret verir. Eylemlerimize etki eden bir yaptırımı olabiliyor.
İç ses ile ilgili öğrendiğimde şaşırdığım bilgilerden biri; normal sesli konuştuğumuzda bilimsel olarak gözlemdiğinde, beynimizde çalışan bir bölge var, ve bir de doğal olarak gırtlağımız çalışıyor.
İç ses devredeyken de aynı şekilde bu bölgeler çalışıyor. Beni şaşırtan, iç ses devredeyken gırtlağımızın da çalışıyor olması.
Sesli konuşma ile iç ses arasındaki fark şu:
İç Ses düşünce hızında çalışıyor, normal konuşmalarımız o kadar hızlı değil.
İç Ses; çocuk düşünce ve dil sistemlerini birleştirmeye başladığında, 3 yaş civarında başlıyor. 7 yaşından sonra kendi eleştirilerimizi yapabiliyoruz. O yaşa kadar ebeveyn ya da çocuk benliklerimiz iç sesi oluşturuyor. 7 yaşına kadar aldığımız iç ses kalıcı da olabiliyor eğer farkına varıp değiştirmeye gidemezsek. – Psikolog Lev Vygotsky
Bir başka bana göre ilginç gelen bir bilgi de; herkesin iç sesi yok. İç sesi olanlar kendilerine normal derken, olmayanlar da iç sesi olanlara anormal diyor. 😊
İç sesi kaybolan kişiler üzerinde yapılan araştırmada, kesin olmamakla beraber hafıza, iç farkındalık, özbilinç, gibi durumlarının kaybolduğu gözlenmiş.
Bu durumda iç sesimiz aslında bizim daha doğru karar vermemiz için çabalayan yardımcımız. Bir de duygusal benliklerimiz daha baskın olabildiğinden bunu doğru kullanıp iç bilgeliğe dönüştürebiliriz.
İç Ses; duygu kontrolü sağlayabilir, duygusal zekamızın da gelişmesine yardımcı olabilir.
Burada benliklerimiz konusuna girmeden, iç sesin duygusal zekaya, aslında hayatımıza etkisini pozitife çevirmekten bahsedeceğim.
İç Ses duygularla çalışıyor ama buradaki mekanizma biraz daha farklı. Burda temele duyguları alıp, duygular üzerinden değerlendirmek biraz uzun yol olabilir. İç Ses’i muhattap almak daha etkili olabilir.
İç sesini susturabilir misin?
HAYIR.
Mediyasyonda en uzman olan kişilerde yapılan bir araştırmaya göre, beyin, meditasyon durumdayken bile en fazla 18 sn hiçbir şey düşünmeden kalabilirmiş. Bu sebeple amaç beyni susturmak değil! İç sesi doğru kullanarak, iç benliklerimizin dengede kalmasını sağlamak.
Beyninizi rahatlatmak istiyorsanız kesinlikle her gün meditasyon, en azından basit nefes egzersizi ile başlanabilir.
Meditasyonun ruh sağlığına önemini her geçen gün daha fazla okuyor, anlıyor ya da uyguluyoruz.
İç sesimizi muhattap almak dedik fakat nasıl? Hiç iç sesinizin size kurduğu cümleleri dikkate alıp düşündünüz mü? Ona biraz büyüteçle bakmak gibi birşey aslında. İçimizde derinlerde bir yerlerde konuşuyor, hatta bizi yönlendirebiliyor bile. Büyüteçle bakalım kendisine ve kurduğu sözcüklere. Kaçı ilginizi çekti, kaçı size katkı sağlıyor, kaçı değiştirmeye değer?
Onların analizini yaptıktan sonra, iç sesiniz sizin bilinmeziniz olmaktan çıkıyor ve kontrol sağlamış olabiliyorsunuz. O sizin üzerinizde değil, siz onun üzerinde etkili olun.
Bunun Duygusal Zeka’ya etkisini maksimum düzeyde tutabilmek için de; daha önceki yazılarımda belirttiğim özbilinç ve değerleri kavradıktan sonra, burada kontrolü daha rahat sağlayabilirsiniz. Hayatınızın profesyoneli olun. Hayatınızı anlamlandırırken altı dolu anlamlar olsun. Geldiği gibi yaşamak, kontrolsüz olabilir ve bu durumda olumlu ya da olumsuz, sonuçları da kontrolsüz olur. Kontrolsüz elde edilen sonuçlar sorumluluk gerektirmez ve bu da hayattan aldığınız tatmini minimum seviyeye taşır.
Hayatınızın kontrolü sizin elinizde mi olsun istersiniz yoksa kendinizi dahi tam tanıyamadan kıyısından yaşadığınız bir hayat mı istersiniz bilemem. Bunun kararını tabi ki kendiniz vereceksiniz ve emin olun verdiğiniz karar sizin kararınız ve doğru. Her ne olursa olsun… Bu yazıları okuyorsanız muhtemelen kendinizi daha yakından tanımak istediğiniz, kontrol edebildiğiniz bir hayat arzu edenlerdensiniz ya da sadece konuları merak edip okuyup geçenlerdensiniz.
Hangisi olursanız olun, bir kişinin zihnini geliştirmesi için Duygusal Zeka’ya ihtiyacı var. IQ, üzerinde çok kontrolünüzün olmadığı genetik bir zeka. Ama zekasını geliştirmek isteyen herkesin EQ (Duygusal Zeka) gibi bir mucizesi var. Üzerinde çalışmak gerekiyor yalnızca.
İç Ses de çoğu insanın otomatik pilotta beraber yaşadığı bir sesi, benliği… Otomatik pilottan çıkarıp, kendi kontrolünde yaşatmak elinde fakat tabi ki daha zahmetli. Her konuda olduğu gibi. Yalnız farkı şu: Otomatik pilotta yapılan eylemler keyif vermez, kendi kontrolünüzde yaptıklarınız yaşadığınızı hissettirir.
Bir insan olarak duygusal olarak mutlu olduğumuzu hissettiğinizde kendinize güvenmelisiniz. Size birşeylerin eksik olduğunu söyleyen iç sesinize de güvenmelisiniz.- Olgunlaşmamış Ebeveynlerin Yetişkin Çocukları, Dr. Lindsay C. Gibson




