Vizyon belirlemek koçluk seanslarında genel akışta sona yaklaşırken neredeyse standart bir uygulamam olmaya başladı. Yeni yılın yaklaşmasıyla beraber yine her yıl ortaya çıkan planlama rehberleri de ufak ufak sahnedeki yerini alıyor. Geçenlerde düşünürken bu iki olguyu bir potada eriterek sizlere sunmak fikri aklıma geldi. Öncelikle şunun altını çizmem gerekiyor. Bu çalışma siz koçların hem seanslarda kullanması için hem de kişisel yolculuğunuzun netleşmesi için yardımcı olacak. İzninizle bazı kavramlara değinerek ilerlemek istiyorum.
Bireysel koçlukta vizyon belirlemede ben şöyle bir yol izliyorum. İlk olarak danışanımı gelecekte, 5-10 yıl uzaklıkta, spesifik bir ana göndererek işe başlıyorum. Sonra danışanımdan bu netleşmiş tarihi, güçlü sorular ile test etmesini sağlıyorum. Bu yeni görüntüde değerlerinin, kişiliğinin, mizacının ve yetkinliklerinin yaşandığı bir imajı ondan dinliyorum. Bu imajın utarlı olduğu konusunda karşılıklı olarak anlaşmaya varıyoruz. Tam bu noktada basit bir sağlama yapıyorum. Vizyondaki o resmin fazla ulaşılabilir olması bir tür plana benzediği için eleniyor. Fazla uçuk kaçık olunca da gerçekçilik testinden sınıfta kalıyor. Sonuç olarak gelecekte ulaşılabilir fakat zorlayıcı bir hedef beliriyor. Uzun yıllar stratejik planlama süreçlerine katılan ve takip eden birisi olarak şu gözlemimi sizlerle paylaşmak isterim. Ülkemizde üst yönetim kendi etkisi alanından çıkan geleceğe fazla enerji harcamıyor. Bir iki istisnayı bir kenara koyarsam iki yıldan uzağı zihninde canlandırabilen pek kimseyi görmedim. Bireysel koçluk alanına döndüğümüzde ise bu canlandırma çoğu zaman bir yıl ile sınırlı oluyor. Az evvel bahsettiğim gelecekteki görüntü ile şimdiki zaman arasındaki fark alınacak kararlarla ve atılacak eylem adımları arasındaki tutarlılık koçluğun ilham veren karakteri ile örtüşüyor. İşte tam burası danışanın gelişim yolculuğunun başlayacağı yer oluyor. Ancak elde sağlam kılavuzlar olmayınca, atılan bu adımlar bazen çok güçlü olup enerjiyi emebiliyor, bazen de cılız kalıyor ve somutlaşamıyor.
Şimdi bir de yeni yılı planlama rehberlerine bakalım. Genel olarak başlangıçta geçen yılı önümüze yatırıp bazı güçlü sorularla bizi yaptığımız eylemlerle yüzleştiriyorlar. Peşinden bu yüzleşme ile gelecek yılı planlamamıza rehberlik eden sorularla işimizi kolaylaştırıyorlar. Burada aldığımız kararlar ise geçmiş yılın yapılmamışlarında takılıp kalıyor. Pek çok kez geçmiş yıl yapılmayanların telafi edildiği sığ bir yapıda kalabiliyor.
Bir tarafta güçlü bir vizyon yüzeysel kararlarla harekete geçememe sorunu ile boğuşurken öte tarafta güçlü adımları planlamamıza ışık tutan yeni yılı planlama kılavuzu belirsiz hedeflemeden dolayı karaya oturuyor. İşte bu iki gelişime açık alanı geçen yıl birleştirdim. Yaptığım tüm koçluklarda danışanlarımdan planlama kılavuzlarından birisini seçip onunla önlerindeki bir yılı planlamalarını istedim. Çok olumlu geri dönüşler aldım. Dahası kendisi de bir koç olan bir danışanımla daha farklı bir uygulamaya geçtik. Karşılıklı yaptığımız koçluk seanslarında yılı dört çeyreğe böldük. Aynı şirketler gibi, vizyonumuz ile vardığımız nokta arasındaki farkı konuştuğumuz kontrol seansları düzenledik. Bu yöntemi biri ile paralel götürünce kontrol edileceğini bilmenin motivasyonu ile hedeflere ulaşma oranımız artmaya başladı. Şimdi geçen yıl aralık ayında beraber doldurduğumuz kılavuz ile tutarlı giden veya ıskaladığımız yerlere bakıp kendimize geri bildirimler verdiğimiz seanslarımız çok zevkli geçiyor. Birbirimize geri bildirimler verdiğimiz bölümler ise çok verimli oluyor.
Şimdi birazda bu kılavuzlar nasıl bir yöntemle bizi yeni yıla hazırlıyorlar ona bakalım. Genel olarak kılavuzları doldurmadan önce rahat çalışılacak bir zaman dilimi seçilmesi, isteğe bağlı olarak fon müziği kullanılması ve sıcak bir içecekle başlanması tavsiye ediliyor. İlk olarak bir önceki yılın önemli olayları kronolojik olarak sıralanıyor. Burada hedeflenen, farkındalığın yaşanması bence. Sonra bu olayların temel alanlarda neden önemli ve bizim için çarpıcı olduğu sorgulanıyor. Bir sonraki aşamada geçen yılın en ile başlayan gelişmeleri inceleniyor. Peşinden bizi etkileyen kişiler, olaylar ve kavramlarla yüzleşiyoruz. Geçmiş yılı tanımlayan bir kelime veya motto ile birinci bölümü tamamlıyoruz. Bu bölümü detaylıca düşününce zihnime şu özlü söz geliyor: “Nerede olduğunu bilmeyen nereye gideceğini bilemez.” Bununda ilacı, kuvvetli farkındalık sahibi olmak. İkinci bölümde ise bizi bekleyen yıla ait önemli gelişmeler az evvel saydığım temel alanlarda bir kez daha inceleniyor. İnsanın yüzüne tokat gibi vuran bu bölümde öğrenmeler ile gidilecek yol arasındaki tutarlılık sınanıyor sanki. Yapılacak işler, atılacak adımlarla devam eden kılavuzların dili tekdüzeleşiyor. Belki de değişim için bir noktada bizi tetikliyor. Bazı yüzleşmelerle karşılıyor bizi. Son aşamada bazı değişim kararları ve temenniler ile bu kılavuzlar kapanışa gidiyor.
Buradan bakınca yeni yıl planlama kılavuzlarında, kutup yıldızı gibi duran bir vizyon eksikliği tüm bu yolculuğu hedefsiz kılabiliyor. Oysa 5-10 yıl ötede bir vizyon belirlenmişse bununla uyumlu iyi planlanmış bir yılın bizi nihai hedefe götürebileceğini düşünüyorum. Bence bu şekilde geleceğimizi planlamalıyız. Çok çalışmayı kutsayan bir yapımız var. Doğrudur, kıymetlidir ama bir amaca yönelik çalışma yolda devam etme kararlılığı ile bezenirse bizi o hayalimizdeki kişisel vizyon resmimize ulaştıracaktır.




