NASIL KARAR VERİRİZ?

Nasıl karar veririz ?

0
100

21. yüzyılda neleri geliştirmemiz gerekiyor tüm içerikler her yerde yazsa da bunların içinden derinlemesine hangisine bakma ihtiyacı duyduğumuz çok önemlidir. Bunlardan sana aksiyon aldıracak her ne varsa, zaten bu da bir karar anı değil midir? Tutku ve hedef için keşif şarttır ve eylem için gerekli olan kritik becerileri alttaki listeden seçilebiliriz. 

* eleştirel düşünme ve problem çözme

* iş birliği

 * hızlı hareket ve adaptasyon 

* girişimcilik

* etkin sözlü yazılı ve sanal iletişimi

* bilgiye ulaşım ve bilgiyi analiz edebilme

* merak ve hayal 

* ilham

* kararlılık 

İlham denilen şey insanın kendi kendine koçluk yapmadan asla avucunun içinde tutamayacağı şeydir; ilhamın gelmesi lazım ki ,onu getirende de kendinsindir.Karar almayı becerebilmek ise insanı hem suda yüzen bir yaprak gibi hafif hem de suda batan bir demir gibi ağır yapabilir.

Bu konuda sıralanmış en güçlü yetkinliklerinize bakalım mı? Nerede en önde başlıyorsun ve bunu nasıl avantaja dönüştürebilirsin? Kararlılık sana uygun bir kelimemi?

Artık alışverişe gitmek, bir şey almak, bir şey içmek ya da bir şey yemek sana haz vermeyecektir, bunlardan çok fazlası gerekecektir. Bunu kendi adına canlandırmak için neye ulaşıp, zevkle ne zaman yapacağına bakmak gerekecektir. İş yaparken karar vermedeki derin dalışlar ve üstüne yatıp düşünmeyi öneren atasözleri vardır. Karar verip harekete geçme zamanı senin en zor kurgulayacağın bir tasarım olabilir. Hindi gibi düşünme derler, bir de düşün taşın zordur işin derler, bu çok uzun kararsızlık içinde kalma durumudur. İçerdeki kısır döngüler tasarıma dönüşmemiştir, bu tasarım bitince neleri başarıp, ulaşıp ulaşmayacağına göre de NSP Method kendi koçluk yönteminde yer alan; N -niyetinin içindeki sorulara geri dönmeyi gerektirebilir. Her karar senaryosunu öncelikle N – niyetlerini, sonra bu niyetlerini gerçekleştirmek için karar vermeni kolaylaştıracak seçeneklerin ve seçimleri de – S ile daha sonra da seçtiğin bir karardan başlayarak bunu nasıl planlayıp, nasıl gerçekleştireceksin ve rahatlıkla başarıya ulaşacaksın – P de belirlenir. Bir örnekle bunu açıklarsak; neden yeni bir yere göç etmek istiyorsun; bu sana en çok ne kazandıracak, neden bunu hemen yapamıyorsun, bunu yaparken nelerden feragat etmen gerecektir, bunu yaptığında en çok ne seni yolda tutacaktır, kimlerden yardım alabilirsin, hazırlıklarını ne zaman bitirmen gerekir, bu amacına uygun olmayan seni tutacak engeller neler olabilir? Asıl niyetin burada kararını nasıl etkileyecektir? Hepsi birer sorudur ve bu soruların hepsi karar anımızdaki beynimizin yaptığı gelecek simülasyonu ile içerdeki çekmecelerdeki öğrenilmişliklerin geçekleşen verilerin kıyaslamasında gizlidir. (Gerçekleşen gene herkesin kendi algısının eseridir) Beyin bunu çözmek her an düşünür, aslında rutin kararlarda bile; kahve mi içeyim çay mı, havuç mu yiyeceğim yoksa pasta mı? Meşhur maşmelov deneyi vardır; çocuklar yemek ve yememek arasında kalırlar, karar vermeleri gerekir ve zaman da kısıtlıdır; o şekerlemeyi yemek mi yememek mi ve yalnız kalınca karar almalarına sadece kendilerine ikna ettikleri kararın gücünün etkisi vardır. Şimdi ye bitsin hemen acın geçsin ya da biraz daha dayan bekle yenisini verecekler daha çok olacak öyle yersin.  Başarının tanımı %1 vizyon %1 yetenek %98 kararlılıktır mı acaba?  Teknolojik projelerde zamanında verilmemiş karardan dolayı ertelenen süreçlerde bu projeye başarısız derdik çünkü geç kararlar kayıp ve masraf demekti. Bu senin içinde geçerlidir.

BEYIN: BİLİR KİŞİ  kim ?

Verdiğin kararla şaşırt beni:

“Verebileceğin en cesurca karar; kalbin ve ruhunu inciten şeyi bırakmaktır” Brigitte Nicole

Beyinde 3 ana bölgeden bahsedebiliriz; birisi ön beyin ve bölümleri, ikincisi limbik sistem dediğimiz alan; üçüncüsü ise diğer fonksiyonların gerçekleştiği bölgelerdir. Bunların her biri karar anlarında devreye girerler- çıkarlar. Ama asıl karar niyet ve vicdan denilen ana performans merkezimiz ön beyindir. CEO buradadır; ya kapı bekçisi ? Hipotalamus denilen beynimizin içindeki kurtarıcı kafatasımızın içindeki pembemsi jölenin kıvrımlarından bir bölge olarak içerdeki motivasyon dürtülerini yönetir ;kendisi önemlidir, bu organ zarar görürse durum karışır olur; tabi amigdala (kapı bekçisi) dışardan gelen faktörleri analiz ettikten sonra ona görev düşer, ne demiştik önce güvenlik, deney şöyle ; bir sürü insanı günlerce aynı kafeste aç bırakıp hapsetmişler ve günler sonra herkes kafesten salınıverdiğinde kimse yiyeceğe hemen saldırmamış , ilk önce çevreye bakıp güvende olup olmadıklarını anlamaya çalışmışlar.

Dopamin tamamen bu motivasyon ve ödül sistemi düzenlenirken işlev halindedir. Kim en çok dopamin alıyor şu anda en çok “like” alan mı?

En çok takipçisi olan mı? dijital dopaminler mecburi olanlarla beraber çünkü diğer seçeneklere ulaşmak mümkün değilse eğer beyin kendine ona ulaşmak için başka yollar arar ve bulur da. Bir süre sonra boğazdaki evlerin camdan deniz görüntüsünün ekran koruyucu haline dönüşmesi gibidir bu tip dopaminler lakin uzun sürer, tıpkı pek çok sanal iletişimle başlayan ilişkinin senelerce sürebileceği gibi; çünkü bir boyut eksik gerçek duyulara hitap edebilmek tam gerçekleşemezse de gene de karar alınır. Karar anlarımız bizim yaşamışlıklarımızdan gelir; aç bir mide, boş bir cüzdan, kırık bir kalp kararlarımızı değiştirebilir. Karar anlarımız bizim değerlerimizden gelir. İçimizden bir denizaltı teleskopu çıkar bakar bu bana uyuyor bu uymuyor diyebilir. Brüt balinası 40 ton ağırlığında ve günde 635 kilo balık yemek zorundadır, siz günde ne kadar dopamin yemelisiniz? Bunu yaparken de dengeleri nasıl ayarlamalısınız? Karar verme anları ve doyum kafası (hedonizm de denir) size en etkili  yardımcı aktördür ama Oscar bambaşka birine gidebilir. İçinizden bu kadar kararsızlık yeterlidir demeniz gerekir. İşte o anlara gelmeden nasıl bir makinede hem frene hem gaza basınca çalışamazsa siz de ileri gidemezsiniz; aynı yerde saymak eğer insani nöronlarla hayvansal nöronlar uyumda ve robotik nöronlardan kurtulmuşsa becerilebilir. Bütün bunların anlamı nedir; içimizdeki nöron ormanında yer alan kızışmalarda sanki durduk yerde gece gece icat çıkarma felsefesini kendimize söylemek mi; yok hadi buna bir karar ver ne yapacaksan yap artık demek mi gerekir.

Akılsız olmak acaba doğru kararı verememek midir? Kararların kare kökünde gerçekten bilgece işlenmiş bir simülasyon yatar ister büyük ister küçük olsun. En nihai karar içimizdeki duygudur la gelir ilk eylem adımı, yalnızca geçmiş, yalnızca gelecek değildir bize karar verdiren parametreler. Nöron ağları içindeki o hoş sedayı bulabilmektir, her seçim vücudun bir imzasıyla damgalanır, bu da karar vermenize yardımcı olur. Naneli mi, karamelli mi dondurma, hangi bikini rengi, hangi tıraş bıçağı, hangi tatlı, Bazılarımız yeterli veriyi toplamadan karar veremezler; bu tip vakalarda insan profiline göre kendi özünde neye göre karar veriyorsa; oradan girer, karar anları çok şeyle pekiştirilebilir; suç, bir kereden bir şey olmazlar, aldatmalar, dev pastalar, çikolatalar, yüzlerce selfiler, çok fazla ayakkabılar veya kitaplar…. Dengenin neresindeyiz?  Karar verme konusunda ben kendi algoritmamı oluşturdum diyenlerden misiniz; MIT den ünlü nörobilimci David Eagleman şunu demişti;

“Beynin işleyişi, bilgisayarların aksine, her biri bir diğerine üstün gelmeye çalışan farklı olasılıklar arasındaki çatışmalardan beslenir, üstelik seçenekler de her zaman birden fazladır”.

Aklıma  yetenek yönetimi kongresinde San Diego ‘da  Obama’nın canlı ses tonunu duyunca beni oldukça etkileyen nasıl karar veriyorsunuz sorusuna verdiği cevabı geldi ;  “aslında siz sanıyor musunuz ki orada her zaman kararları verirken en iyi çözümle sonuçlanıyor ,bazen çözümleri bilemediğiniz kararlar da vermek zorunda kalıyorsunuz”

300 milyonu yöneten ve birazcık da dünyayı bunu dediyse o zaman siz de yanlış bir karar aldığınızda çok da kafaya takmayınız.

Koçluk yaparken üzerinden geçtiğim iş veya kişisel yaşam için evrensel olan beş başlık bulunmaktadır.

1. Başkalarıyla İletişim Kurmak

2. İnsanlarla Sosyal İlişkiler

3. Kurallar ve Değişime Tepki

4. Ekiplerle Etkileşim

5. Karar Verme

Her yetkinlik kişilik analizi yapan yardımcı raporun çok seviyeli ölçümlerini kullanırsak; bunu yapmadan detaylı bir sonuca bilimsel olarak ulaşılacağına inanmayan birisiyim bu arada; bu analiz sizin olağan Davranışınız, Temel İhtiyaçlarınız ve Stres Davranışınızı ortaya koymalıdır. Her yetkinlik, o yetkinlik ile ilişkili olan farklı bir davranışsal bileşenler seti tarafından yönlendirilir.  Bazen çok direksindir ama aynı zamanda empatik olman da önem kazanır, kurallara bağlı kalmayı seversin ama değişim getirene de saygı duyarsın gibi ..Karar vermek ya 0- 1 gibi keskin ve çabuk , ya da üzerinde tün ayrıntıları irdeleyip hemen asla sonuca varamayacağınız kadar uzun da olabilir.

Kimin bir karar anı için ne kadar zaman ihtiyaç duyacağı kişinin profiline ait bir sonuçtur.

Tüm kararlar birçok unsurdan etkilenir, ancak karar vermemizin özü sadece birkaç temel unsur tarafından belirlenir.

Nihayetinde bir karar vermeden önce sahip olmamız gereken bilgi miktarı ve bu bilgiyi işlemek için gereken süre çok önemlidir.

Karar verme sürecinizi fikir odaklı ve yaratıcı odaklı olarak kategorize edebilirsiniz, gelecek hakkında düşüneceğiniz ve başkalarının fikirleri üzerine bugünü inşa edeceğiniz bir   kurgudur. Yapacağınız değerlendirmeye karar vermeden önce birçok alternatif üreteceğiniz, ayrıca sezgilerinizi ve tasarım yeteneklerinizi değerlendirmek için kullanacağınız yeni fikirler,teoriler ve zigzag düşünceler gezinir durur. (Bu aksiyon potansiyeli halindeki boşta dolaşan nöronların eseridir )

Genel olarak sinerjik bir yönelime sahip olduğunuzdan, muhtemelen deneme dengesi ortaya koyacak ve kararlarınızı şekillendirmeye yardımcı olmak için bu bilgileri kullanarak başkalarının fikirlerini bile alacaksınızdır. Bu karardan karar değişebilir.

Genellikle rutin konularla ilgili kararları oldukça hızlı alınır, ancak kişisel ve mesleki öneme sahip konularda daha düşünceli ve etkili bir yaklaşım sergilersiniz.

Grinin birçok tonunu görebiliyorsunuzdur ve bazılarının gözden kaçırabileceği daha incelikli sorunları çözmeye meyillisinizdir. Başkaları için dışardan bakıldığında güzel bir dengede görünüyorsunuz, dikkatli kararlar verebilirsiniz, ilgili konuların grafiğini çizebilir, rekabet eden faktörleri tartabilir ve daha sonra oldukça hızlı bir şekilde bir karara varabilirsiniz. Ya içinizde?

Sorunlar karmaşıklaştıkça veya olağandışı hale geldikçe bir karar vermeniz için gereken süre artsa da normal bilgileri veya bir karar vermek için gereken süre artar.

Baskı veya stres altında, daha çok iç sesinizle pazarlık edersiniz, böylece daha fazla bilgi toplayabilir ve belirsizliği azaltabilirsiniz, sonra belirsizlikten bıkabilir ve dürtüsel olarak karar verebilirsiniz.İşte tüm bunlar karar alma anındaki duyguların devreye girdiği andır.

Karar verme süreci genellikle kendi kararınızı etkiler zamansızlık, riskle ilgili rahatlık derecesi veya alınan pozisyonda tutarlılık

Beklentileri karşılanmadığında durum değişir, küçük kararlar için bile gereksiz yere endişe eder, olaylara yetişene kadar karar vermeyi erteleyebilirsiniz.

Öyleyse kendimizi veya çevremizdeki diğer insanları nasıl yönetebiliriz, kararları sadece onlara bolca zaman tanımak için, özellikle de zor veya karmaşıksa veya evet veya hayır / 0- 1 karar verici istasyonları veya o zaman yerine birçok alternatif sunmak için geçen uzunca hesaplaşmalar…. Seçenekleri değerlendirmelerine yardımcı olmak için harcanan çaba, hızlı bir çözümü zorlamaya çalışmaktan daha iyidir. Yani bırakın beyniniz uğraşsın ve kendine kendi kararını belli etsin. Kendine sorduğun her soru seni bir hikayeye götürebilir, ben bunu tıpkı çöp ayıklayan- geri dönüşümde çalışan birisinin her tuttuğu eşyada bir hikayeyi aklına getirmesi gibi yorumluyorum , her  cismin bir hikayesini kafasında kurgulamaya çalışır, bunu neden atmışlarla başlayan bir sorgudur bu. Sonu yoktur bu sorguların ama bir yerde durdurup karar anına geçilmesi gerekir.

“Bir kelime kararını, bir duygu hayatını, bir insan seni değiştirebilir”  Konfiçyus

Beyin hiçbir zaman tek bir nöron yani beyin hücresi tek başına anlamlı bir etkiye sahip değildir ancak birleşirlerse ; onlara gerekli yeni düşünce yolları veya yeni patikalar deriz ,çünkü koçluk süreçlerinde bu patikaların düzgün sorularla oluşturulması gerekir ve de tekrar tekrar üzerinden geçilmesi gerekir ki ,o yol patika olsun,her geçişte  yeni kanka nöronlarla  bütünleşirler ve birbirini uyaran ya da baskılayan kimyasallar salgılayarak bu fosilleşmiş patikaları oluştururlar; verirlen  kararlar da böyle olur. İçindeki belli bir grup naneli dondurmayı temsil eder ve bu örüntü birbirlerine karşılıklı olarak uyaranler onlardan oluşmuştur yanyana olmaları gerekmez hatta koku tat görme işlevleri bunların yanı sıra naneli dondurmayı içeren Birbirlerini uzak birbirlerine uzak bölgelerdeki kapsamlardan geri verir bunlar onların tek başına hiçbirinin naneli dondurmayla bir iş ilişkisi olduğu söylenemez ama duygu kırıntıları hep oradadır

Kısacası her biri farklı zamanlarda sürekli değişim halindeki farklı ortaklıklara giderek çok çeşitli roller üstlenip boşlukta Akışta dönüp dururlar onları toparlayan o korunun şefidir yani sen

Bu olan biten dahilinde hepsinin birden etkin hale gelip beyniniz için naneli dondurma anlamı taşıması başarıya ulaşıldı ve karar verildi demektir

Acaba Helen Fisher in yaptığı birlikte olacağımız karşı cinsi nasıl seçeriz ya da sevgilimizi nasıl seçeriz kararındaki bilimsel araştırmasıyla buradaki dondurmalardan naneli dondurmayı nasıl seçeriz karar verme araştırması birbiriyle aynı mı?

Sadece proje tanımı farklı diyebilirim. Karar verme anları gene içinizdeki duyguda mı gizlidir. Burada talamus ne yapar,amigdalaya ne kargo yollar,hipotalamus asıl mesele bunu çözebilmek mi? Hedoni en büyük katkıyı sağlıyor, eğer bunu okumak yerine yanınızda bir sevdiğiniz biri ile kave muhabbeti seçeneğiniz olsaydı onunla olmaya karar verirdiniz.

Şu anda bayağı yoğun kullanıma başlanan hatta yeni etkilerini de tartıştığımız otonom araçların felsefesinde en çok yapılamayan şeylerden bir tanesi de eğer sensörler aynı anda yaşlı bir kadını ya da genç bir çocuğu algılarsa hangisini korumaya, hangisini öldürmeye uygun olacağına karar verme becerisi akıllı zekaya henüz tam verilemedi. Beynin işleyişi, bilgisayarın aksine her biri benim beynim buna karar verdi şeklinde değildir. Insan bir harftir, tek başına bir anlamı yoktur, onu tamamlayan saldığı enerjidir ve bu enerjide belli yollarla karşıya iletilir, eller,gözler ve cinsel organlardır. Bugunkü digital reklamlarda kişiye özel programların şatış içeriklerinde bu tek  harfliliğin  kanıtları çokça yer alıyor, mesela bir mobil uygulama satış reklamında ana hedefiniz nedir diye soru soruluyor, kilo vermek , fit kalmak, stresi  ve kaygıyı azaltmak, sağlığı iyileştirmek, esneklik kazanmak, (nerde olduğu önemli tabi), harika ve kendinden emin hissetmek – kişiye bir karar verdirmeye çalışıyor ama kendi adına ve özgürce; seçenekleri düşündüğünüzde hangisi sizin için önemli ise ona göre gelişim veya dans programı öneriliyor. Neden bir insan bunları kendisi yapamayabilir mi? Evet yapabilir ama kendi kendine karar verme becerisi nasıl işeyecek onu iyice oturması gerekiyor. Söylemeyen ya da düşünen değil yapan önemlidir; enerjinin akışı eylem adımına dönüşmediği sürece bir şeye yaramayacaktır. Sonraki aksiyonların herkesin yaşam stiline göre olması gerekiyor; mesela tipik bir günün nasıl geçiyor?  Işte mi, evde mi? Günlük uzun yürüyüşlerle mi? fiziksel işlerle mi? …çalışma programın nasıl?  Öğrenci misin, 9-5 arası mı, gece mesaisi mi, esnek saatlerde mi, emekli mi? bunlardan birini seçtiğinizde devam edeceğiniz diğer kişiselleştirme sorusu şu olabilir; gün içindeki enerjiniz nasıl? sabit, yemeklerden önce sürünmece, öğle yemeği sonrası çöküş …ve ayrıca önemli bir konu uyku kaliteniz nasıl? 5’ten az mı, 5-6 mı, 7-8 mi yoksa 8’den fazla mı? Günlük su alımınız nasıl? sadece kahve çay mı, 2 bardak mı, 2- 6 bardak mı, 6’dan fazla mı? Tüm bunları düşünüp kendine ne yapman gerektiğini söylemeye çalıştığında nerede kalıyorsun?

Diyetimin ve fiziksel aktivitemin iyileştirilmesi gerekiyor kararına ulaştınız mı?

İnsan kendine önce hayatta kalma sonra zevk alma sonra değerler icabı kararları uygular. Kendine doğru soruyu sorduğunda NSP niyet seçecek seçim ve eylem üçgeninde kararların sonucuna ya sevinir ya katlanır ya da ders alırız.

CEVAP VER

Lütfen yorumunuzu giriniz!
Lütfen isminizi buraya giriniz