Merhabalar Sevgili Coachmagazine ailem,
Yine, yeni, yeniden birlikteyiz. Sizlerle bu buluşmamızda göç ettiğimden bu yana 8 yılı geride bıraktım. Yaşamımdaki bu yolculukta yeni bir deneyimimi sizlerle paylaşmak istiyorum. İleride başka bir ülkeye göç ettiğinizde sizi yeni diyarlarda bekleyen zorluklarla, güçlüklerle başa çıkarken neler yapabilirsiniz? Kendi kendinize koçluk ve Mindset yaparak kendi amacınızda yolda kalmayı nasıl başarabilirsiniz? Bunlar üzerine konuşmak istiyorum.
Hollanda’da sizi bekleyen zorluklar arasında yabancısınız. Bir ülkeye, bir kültüre, bir yeni yaşama, tamamen yabancısınız. Bu yabancılık içerisinde bir de ailenizden, dostlarınızdan, sevdiklerinizden kilometrelerce uzaktasınız. Bu sizde bazen derin yaralara sebep olurken bazen de kendi ayaklarınız üzerinde sağlam bir şekilde durmak mücadelesinde başarılı olma sınavınızdan geçip ve kaldığınızı görebiliyorsunuz.
Alışmış olduğunuz bir konfor alanınız var. Konfor alanınızdan çıkmak bir mayın tarlasında yürümek gibi düşünebilirsiniz. Eğer bu mayın tarlasından çıkarsanız bu zorlu sınav sizin başarınız olacaktır. Bu alandan çıkarken çok acılar ve zorluklar sizi bekliyor. Mayın tarlasında yürürken o zorluklarla mücadele ederken bir anda bir mayına basmanız yaşamınızda acı, yara bırakacak. Ama bu size bu yolculukta bir tecrübe olarak geri döneceğini unutmamalıyız.
Peki Ben Bu Mayın Tarlasında Nerede Zorlandım?
Bu aslında bu bir yol hikayesi diyebiliriz. Öncelikle yurtdışına çıktığımda ailemden, çocuklarımdan ayrılmak beni bir yandan zorlarken diğer yandan yaşamda kalma mücadelesi beni zorladı.
Gurbette olup ailenizden birini kaybettiğinizde, hele de bu ailenizde sizin için en büyük acıyı yaşatacak anne veya babanızı kaybettiğinizde yaşadığınız durum olabilir. Yurtdışına çıktığımın 3. Yılının başlarında konfor alanından çıkış serüvenimde mayın tarlasındaki bir mayına bastım.
Herkes için 14 Şubat Sevgililer Günü, bütün sevgililerin birlikte günü kutlarken, ben en büyük acıyı yaşayarak gurbetçi olan babamı toprağa Muğla’nın Milas ilçesinde küçük bir Orman köyünde son yolculuğuna uğurluyordum. Ve o doğduğum ve büyüdüğüm topraklar bir anda bana dar gelmiş ve bir an önce Hollanda’ya dönmek istemiştim. Belki de bu babamın benim 15’li yaşlarımda bizlerden ayrılarak Almanya’ya göç etmesi olabilirdi. Onun yaşadığı gurbet yaşamını bu sefer ben yaşıyordum.
Hollanda’ya döndükten sonra Türk kültürümüzde acımızı yaşadığımız günlerde duygularımızı ağlayarak, yas tutarak yaşarken, Hollanda Kültüründe bu tamamen tersine olduğu için çok zorlanmıştım ve halen de alışmış olduğumu söyleyemem.
Burada Abraham Maslow’un İnsancıl Psikoloji teorisine de değinmeden geçemeyeceğim. Bu teoride en temel güdülerden en karmaşık güdülere doğru sıralanır.
- Fizyolojik Gereksinimler (beslenme, cinsellik, uyku)
- Güvenlik Gereksinimleri (aile, iş, sahip olunan kaynaklar)
- Sosyal Gereksinimler (ait olma, sevgi)
- Takdir edilme gereksinimi (değer, başarı, saygı)
- Kendini gerçekleştirme (yaratıcılık, problem çözme)
Bir basamaktaki gereksinimler karşılanmadan bir üste geçiş olmaz.
Bir basamakta yaşanan sorun alt basamakta sorunlara neden olabilir.
Kendini gerçekleştirme aşamasına nadiren ulaşılır.
Peki bu ne ifade ediyor?
Fizyolojik Gereksiniminizden birini yerine getiremediğiniz gibi bir üste geçiş yapamıyorsunuz. Bunun yanında Güvenlik Gereksinimlerimden aile ve iş gereksiniminizi yerine getiremiyorsunuz. Ayrıca Sosyal Gereksinimlerden ait olma ve sevgi gereksiniminizden bir parçanız eksik kalıyor. Takdir edilme gereksiniminizden bir yara almış oluyorsunuz.
Kültürler arası yaşanan farklılıklardan dolayı en düşük zararı görerek çıkmak istiyorsanız sosyal gereksinimlerinizi nerede daha rahat giderebiliyorsanız orada gidermeniz. Yani acınızı yaşamanız gerekiyorsa ve sonradan yurtdışına yerleştiyseniz, yetiştiğiniz ve ait olduğunuz yerde acınızı yaşamalısınız. Benim yaşadığım bu acı tecrübede gördüğüm sizinle aynı acıyı aynı şekilde yabancı olduğunuz bir kültür kesinlikle anlamayacaktır. Onlara önce bunu anlatmanız ve kültürünüzde bu acıyı nasıl yaşadığınız ve bu zorlukla nasıl başa çıkmaya çalıştığınızı anlatmanız daha yerinde olacaktır.
Kendi Kendinize Koçluk ve Mindset Nasıl Yapabilirsiniz?
Yurtdışındayken Kendi Kendinize Koçluk yapmaya öncelikle yaşam amaçlarınızı ve değerlerinizi belirleyerek başlayabilirsiniz.
Yaşam amaçlarınız burada bulunma nedenine göre değişiklik gösterir. Diyelim ki ‘’Expat’’ olarak geldiyseniz iş ortamındaki hiyerarşik düzene uyum, sosyal yaşam içerisinde networkunuzu geliştirmek, bağlantılarınızı güçlendirmek, kendinize bir yer edinmek, yasal haklarınızı bilmek ve bu haklarınızı kullanmak konularında öncelikle Kariyer Koçluk ihtiyacınızı gidermek ile başlayabilirsiniz. Yaşam Koçluğu ve daha sonrasında Yaşam Stili Koçluğu ihtiyacınızı giderebilirsiniz. Koçlukları kendi kendinize nasıl uygulamaya geçireceğinizi de bir mentör yardımı ile karşılayabilirsiniz.
Bu süreci tamamlarken koçlukla edinmiş olduğunuz farkındalık ile Mindset yapmaya da başlamış olacaksınız.
Mindset genelde bir kişinin dünya görüşünden veya hayatın anlamı hakkındaki inançlarından kaynaklandığı savunulsa da diğer taraftan Mindset “belirli bir grubun sosyal veya kültürel değerlerinin tipik olarak kabul edilen yerleşik bir tutumlar dizisidir; bir kişinin bakış açısı, felsefesi veya değerleri; zihin çerçevesi, tutum [ve] eğilim.” olarak tanımlanır. Sizin Mindset yapmaktaki amacınız geride bıraktığınız iş yaşamı ve kültürel değerleri olduğu yerde bırakmak ve burada kurmuş olduğunuz iş yaşamında daha başarılı nasıl olursunuz? Kendinizi nasıl geliştirirsiniz? Bu konulara yönelmeniz hem siz hem de aileniz için en iyisi olacaktır.
Bir sonraki yazımızda görüşmek dileğiyle…




