Bu ay ki yazımda birçok soru sordum sana. Cevaplarını acele etmeden bulmayı dene ve sende nasıl farkındalıklar oluşturduğunu not et bir yere.
‘’ Her şeyim tastamam. Sadece biraz daha kendime ihtiyacım var ‘’
Franz Kafka
Bu sorularla belki biraz daha kendine dönme ihtiyacını yakalayabilirsin!
Hayatında duygusal ihtiyaçlarının ne kadarının karşılandığını hissediyorsun?
Bugünlerde kiminle konuşsam herkesin ortak isyanı dinlenilmiyor olmak. Sohbet ederken herkes sadece kendini anlatmak istiyor, karşısındakini gerçekten merak eden çok az, ilgiyle merakla soru soran nerdeyse kalmadı. En yakınlarla bir araya gelindiğinde bile çoğu zaman fark ediliyor ki içten ‘’nasılsın, neler yapıyorsun’’ soruları bile sorulmadan saatler geçmiş. Uzun oturmalardan sonra ayrılırken insanın içinde neden bir araya geldik ki şimdi biz hissi oluşuyor.
Artık fark ediyoruz ki herkes yorgunluğunu, stresini, hayatından biraz uzaklaşma isteği ile bir ortamda eğlenmek için bulunmak istiyor. Kendi hayatında meşgul olduğu onca şey varken bir de bir başkasını dinlemek, ilgilenmek zor hatta sıkıcı geliyor. Aslında herkes bulunduğu ortamda görülmek, duyulmak, takdir edilmek, saygı kazanmak isterken bu ihtiyaç eksikliğiyle sanıyor ki hep anlatırsa duyulacak, takdir edilecek. Sesini duyurmaya çalışanların fakat kimsenin birbirini içten dinlemediği grupların içinde buluyor olabilirsin kendini çoğu zaman. Sanki görünmez bir mesafe oluşuyor artık ilişkilerinde. Bu hissi taşırken sence hangi sebeplerden dolayı orada kalmaya devam ediyorsun ve içten içe rahatsız olduğun hangi davranışlara maruz kalıyorsun?
Neden isteklerine kapattın kendini sordun mu bunu hiç? Kendini dinliyor musun böyle anlarda? Hangi duygular var orada, içinden rahatsız olurken böyle ortamlardan acaba bedenin nasıl tepkiler veriyor hiç fark ettin mi? Kendin olabileceğin bir ortam nasıl olurdu acaba hiç canlandırdın mı gözünde? Bu soruları biraz olsun düşünmek belki sana yeni bir adım atman için gerekli cevapları verebilir.
‘’ Sonsuza kadar konuşabileceğimizi hissettiğimiz insanlar en güzelleri ‘’
Cemal Süreyya
Bu ay sonsuza kadar konuşabilmeyi dilediğin insanlarla nasıl bir ilişkin olurdu? Sorusu üzerinde durmak istiyorum ve bunu koçlukla nasıl ilişkilendirebiliriz, koçluk bu ihtiyaçların ne kadarını karşılıyor, eğer içinden koçluk almaya neden ihtiyaç duyar ki insan gibi bir soru geçiyorsa cevaplarını birlikte arayalım istiyorum.
Yukarıda okudukların senin de yaşadıkların ve hissettiklerinse en başta sorduğum sorunun cevabı duygusal ihtiyaçlarının karşılanmadığı yönünde olabilir. Kendini daha iyi anlayabileceğin, daha şefkatle ve yargısız bir tavırla kendini kabul edebilen bir yanın olduğunu keşfedebilirsin bir koçluk seansını deneyimleyerek.
Bir koçla danışanı arasında nasıl bir ilişki vardır ilk önce ondan bahsedelim.
- Güven ilişkisi vardır.
- Olduğun gibi yargılanmadan kabul görürsün.
- Hislerini, hayallerini, hayatını, hedeflerini paylaşabildiğin bir alanın olur.
- Kalpten, merakla dinlenilir, kendine sormaya ya cesaret edemediğin ya da yaşadığın duygu yüküyle göremediğin yerden sorular gelir. Böylelikle farklı kapılar, bakış açıları açılır önünde ve bunların hepsini danışan kendi bulmuş olur! Akıl vermek için sözünün bitmesini bekleyen kimse yoktur orada. Danışanın yetersizlik duygusu hissetmediği bir yerdir.
- Seni anlıyorum, neler hissettiğini görüyorum, seni duyuyorum, ihtiyaçlarını fark ediyorum diyen şefkatli bir ses vardır. Danışanın fark etmediği bedensel tepkileri yansıtır koç ve kişi kendini görme imkânı bulur. Farkında olmadan edindiği bedensel tepkileri değerlendirme imkanı bulur ve sebeplerini anlayabilir.
- O gün içinde belki 1 saat boyunca sadece o an’da olduğu bir zaman yaratıyor olur kendine. Sorumlulukların getirdiği kimliklerin ötesinde kendine yaklaşmaya çalıştığı bir zamanı olur.
- Destek gördüğünü hisseder, verdiği kararları hayatında görmek için motive olur ve bunu paylaşabileceği anı tekrar bekler. Kimi kararlar gerçekleşmemiş bile olsa bunun hesabını vereceği bir suçluluk duygusu içine girmez çünkü olmayanın da bir sebebi olduğunu gene şefkatli bir kabulle görür.
- Bir takip yoktur. Eksik hissettiren sorgulayıcı sorularla karşılaşmaz danışan her şey kendi sorumluluğundadır
Bu kurulan ilişkiye baktığında hangileri senin ihtiyaçların sence? Hangilerinin eksikliğini hissediyorsun hayatında? Bu ihtiyaçların karşılanmıyor olmasının sana nasıl dönüşleri oluyor hayatında, ilişkilerinde?
Bir duyguyu tatmadan neye ihtiyaç duyabileceğini bilemiyor bazen insan. Bir kere koçluk alan biri için de bu tam anlamıyla böyle. Bir kere koçluk aldın mı bırakmak istemiyorsun. Bıraktığında da eksikliğini mutlaka hayatında hissediyorsun. Koçunla aranda kurulan ilişkide, eksikliğini duyduğun hislerin karşılanabilecek ihtiyaçlar olduğunu anladığın andan itibaren artık bu duyguların ilişkilerinde de var olmasını istiyorsun ve yanında bu ilişkiyi kurabileceğin insanlar olsun istiyorsun, sana zarar veren insanlardan kurtulmaya başlıyorsun. İhtiyaçlarını görmek aynı ihtiyaçlara ve değerlere önem veren kişilere yaklaştırıyor seni. Sonsuza kadar konuşabileceğin insanlarla dolu oluyor etrafın, istemediğin davranışlara maruz kalmıyor, istediğin kişilerle bir arada olmayı seçebiliyorsun. Bu ihtiyaçların önemini hayatında gördüğünde sen kendi davranışlarını da fark ediyorsun. Bu ihtiyaçların eksikliğini hissederken kendi tutumuna da dikkati getiriyorsun ve bu yaklaşım hayatında birçok dönüşüme sebep oluyor. Ben ne kadar dinliyorum, ben ne kadar an’dayım, ben ne kadar merak ediyorum karşımdakini, ben ne kadar yargısız kalabiliyorum, ben ne kadar duyabiliyorum karşımdakinin ihtiyaçlarını, şefkatle yaklaşabiliyor muyum? Gibi sorulara kendini gözlemleyerek cevap verebiliyorsun. Böylelikle tek önem verdiğin kendi ihtiyaçların olmuyor, bakışın değişiyor. Bu yaklaşımla ilişkilerin daha kuvvetli oluyor.
‘’ Eskiden derdim ki; insanın başına gelebilecek en kötü şey bir gün yapayalnız kalmasıdır. Öğrendim ki; hayatta en kötü şey yapayalnız hissetmesine neden olan insanlarla yaşamasıdır.’’
Goethe
Yalnız kalmaktan korktuğun için kalabalıklar içinde yalnız kalmana gerek olmadığını fark etmek bile çok kıymetli. Şuan hayatında olan ve sana tüm bu eksiklikleri hissettiren kişiler senin seçimindi, bundan sonra nasıl devam edeceğin de senin seçimin. Nasıl ilişkiler içinde olmak istiyorsun sor kendine? Nasıl hissetmek istiyorsun bundan sonra? Bir koçtan destek almak nasıl geliyor şuan kulağa?
Dilerim hayatın hep sonsuza kadar konuşabileceğini hissettiğin insanlarla çevrili olsun! Kendini alışkın olduğun yerden çıkar ve ihtiyacın olana yer aç.
Bir sonraki ay görüşürüz.




