KONU NASIL SEÇİLİR?
Koçluk almak için her hangi bir konunuz olması gerekiyor. Peki, bize bir seans almayı düşündürecek
konu ne olabilir, bunu nasıl fark edebiliriz? Hayatın içinde ‘’konu ‘’ olabilecek anları, kendi
gündemimizi yakalamayı nasıl başarabiliriz?
Koçluk konusuna karar vermek birçok danışan için stresli bir süreç olabiliyor. Koçluk almak isteyen
birçok kişi hayatında bir desteğe ihtiyacı olduğunu hissediyor fakat seansa bir konu getirmek
konusunda kafası çok karışabiliyor. Seansa nasıl bir konu getirmek bana fayda sağlar, ya da bir konum
var fakat bu da şimdi seans konusu mu hiç bilemiyorum gibi düşüncelerle dolu olabiliyor zihin. Bazen
de kişi seansa getirecek hiçbir konusu olmadığını düşünüyor. Öncellikle şunu belirtmek isterim ki
zihninizden, kalbinizden geçen her şey bir seans konusu olabilir! Burada içinizden geçenlere karşı olan
tutumunuza da dikkat getirmek lazım, kalbinden geçen konuşmak istediğin şeye karşı eleştirel bir
yaklaşımla yaklaşmadan sadece hissettiğin o konu içinde neleri konuşuyor olmak sana iyi gelirdi bakış
açısını geliştirebilir misin? Bu bakış açısını geliştirmek için gün içinde kendine karşı sadece gözlemci
olmayı deneyebilir misin? Sadece olanı görebiliyor olmak, bir takım pratikler gerektirse de biz şimdi
kendi hayatından bir seans konusu nasıl çıkartabilirsin onun üzerinde duralım. Dikkatini bilinçli olarak
kendine, tepkilerine, hislerine getirdiğinde aslında ne kadar da çok konuşmaya ihtiyacın olan konuların
olduğunu fark ediyor olacaksın.
Bir gün içinde sabah kalktığın andan itibaren dikkati kendine verdiğinde hangi anlarda neler
yakalayabilirsin bakalım. Sana bazı sorular soracağım. Hepsini kendi hayatın üzerinden düşünebilir,
notlar almayı deneyebilir ve cevaplarında kendin için konu olabileceğini hissettiğin şeylerin altını
çizebilirsin. Sorulara samimi cevaplar vermeyi dene, burada seni eleştiren ya da yargılayan kimse yok,
sadece kendine karşı dürüst olmayı deneyince neler çıkıyor ortaya bir bak.
Dikkatini sabah nasıl kalktığına ve güne nasıl başladığına getirdiğinde nasıl görüyorsun kendini?
Bu soruya cevap verirken içinden ilk geçen neler? Sabahları telaş içindeysen eğer hangi
ihtiyaçlarını kaçırıyor olabilirsin? Sabahları sana ne iyi gelirdi?
Evden dışarıya çıktığında hangi anlarda sakinliğini kaybediyorsun? Ne yaparken, hangi anlarda
kendini eleştirirken buluyorsun? Gün içinde hangi hisler yoğunlukla seninle?
Kimlerle karşılaşıyor olmak sana iyi geliyor ya da gelmiyor? Burada bu hislerin oluşmasına
sebep olan etkenler ne sence?
Kendini istemediğin ortamlarda buluyor musun? Hangi ortamlar sana rahatsızlık veriyor?
Kendine nasıl hedefler koyuyorsun? Bu hedeflerin ne kadarı senin için hayata geçirilebilir, ne
kadarı ulaşılması zor belki imkansız?
Gün içinde hangi alanlarda ya da nerelerde kendini yetersiz hissediyorsun? Geliştirmeyi
istediğin yönlerin neler? Hangi alanlarda kendini güçlü görüyorsun?
Gün içinde kendinle nasıl konuşuyorsun? Nasıl tanımların var hem kendine hem çevrene karşı?
Hayatta nerelerde zorlanıyorsun? Duygusal ya da fiziksel zorlukların neler?
Neler seni engelliyor? Hayattaki desteklerin neler ya da kimler?
Gün içinde otomatik haline gelmiş davranışların ya da sözlerin var mı?
Bu soruları dilediğin gibi uzatabilirsin aslında sende kendinle bu çalışmayı yaparken. Kendinle ilgili
farkındalığın arttıkça aslında kendi üzerinde ne kadar çok çalışacak şeyin olduğunu görüyor olacaksın.
Fakat bu çalışma hep bir şeyleri değiştirmek üzerine olmayacak, bazen kabulü geliştirmeyi, kendinle
olan bağını kuvvetlendirmeyi öğrenmek de olabilir. Tüm bu soruları cevaplarken aslında kendini
nerelerde unuttuğunu da görüyor olacaksın belki de. Gün içinde kendimizden öyle kopuk oluyoruz ki,
neye ihtiyacımız olduğunu durup bir kendimize sormak aklımıza gelmiyor, kendimizle ilgili hep
eleştirilecek şeyleri döndürüyoruz zihnimizde, her gün bir hedefe ulaşma çabasıyla ya da yapmamız
gerekenleri tamamlamak üzere koşturuyoruz. Seans konunu görmeye çalışırken sadece kendini
geliştirmek ve değiştirmek üzerine bakmasan, kendine yeni bir hedef koymadan önce o kendinle bağ
kurmayı unuttuğun yer içinde bir alan yaratmak üzerine düşünsen konunu nasıl olurdu? Soruyu bu
sefer şu şekilde sorsak mesela:
‘’ Gün içinde kendime iyi gelecek ne yapıyorum? Sadece kendime ait bir alanım var mı? Tüm
kusurlarımla, hatalarımla, iyi ve kötü yanlarımla, başardıklarımla ya da başaramadığım şeylerle
kendime sarılabileceğim bir yerim var mı? Bunu kendime nasıl sağlarım? ’’ Bu senin için bir konu olabilir
mi mesela?
Bir konu belirlediğinde o konunun içinde göremediğin öyle şeyler çıkıyor olacak ki karşına seans içinde
farklı bir bakış açısı geliştiriyor olacaksın bazen de o konuyla ilgili kendine sormaya cesaret edemediğin
soruların cevaplarını bir es vererek düşünmeye başlayacaksın. Biz buna koçlukta aha anı diyoruz ve bu
öyle kıymetli bir an ki o zamana kadar neleri bahane ettiğini ya da suçladığını görüyorsun. Burada
aslında görüyor olacaksın ki hiçbir konu önemsiz ya da basit değil! Hepsinin dokunduğu bir yer oluyor
ve bu gerçekliği görmeye hepimizin ihtiyacı oluyor.
Bir seans almadan önce şimdi bir de bu bakış açısıyla düşünmek nasıl geliyor sana? Eminim ki okurken
ya da beni dinlerken bile zihninden geçenler oldu, şu an sadece zihninden ve kalbinden geçenleri not
etsen bile bir yere seans konuların hazır bile.
Konun her ne olursa olsun dilerim kendine şefkatle yaklaşabildiğin bir yerden ele alıyorsundur durumu.
‘’ İnsan fırsatların gelmesini bekler, fırsatlar da insanın gelmesini. Fırsatlar bekler, insanlar bekler;
kazanan hep mazeret olur! ‘’ Paulo Coelho
Artık hayatında kazanan mazeretler olmasın! Benim bir konum yok mazeretin olmasın çünkü biliyorum,
sen de biliyorsun ki hepimizin çok fazla konusu var…
Bir tanesini seçerek başlamak nasıl hissettirirdi?
Bir sonraki ay görüşmek dileğiyle.




